esramelek

4/1/2009 - Hayat paylaştıkça güzelleşir...

Kategori: ask

Bir Aşk Hikayesi
Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç?
Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini…

Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… 'Aşk odu önce ma'şuka, andan âşıka düşer.' derler, malum.
Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer. Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun
etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın… Pervane aşkını ispat edebilmek için
gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar. Bir cezbedir bu. Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır.
Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister. Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak
tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltıyor.
Çember daraldıkça pervanenin aşkı artıyor, şevki artıyor, coşkusu artıyor. Coşkusu arttıkça da cesareti artıyor.
Aşk cesaret işidir, neticede. Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe. İlk lezzettir işte o acı.
Acı verir, yakar içini. Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar.
Acı ve lezzet… Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün… İşte bu noktada,
azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek.

Azap kelimesi azp kelimesinden türüyor. Azp lezzet demek. Azabın ne olduğunu buna göre ölçün ve düşünün.
İşte kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap…
Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar.
Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar.

Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur. Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür.
Artık pervane 'hakkal yakin' biliyordur vuslatı. Bu fenadır. Bu canını verdiği noktadır.
Mumun bundan haberi bile yoktur belki. Olmasına da gerek yoktur. Bu pervanenin aşkıdır çünkü.
Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı. Ama öbür taraftan mum da yanar. Onun aşkı da, acısı da kendincedir.
Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum… Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker.
Ateşi su söndürür çünkü. Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar.
Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek…
İskender Pala

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Seni özlüyormuyum, özlüyorum... tıpkı çocukluğumda oynadığım sokakları özler gibi... tıpkı ağlayarak annemden pamuk şeker ister gibi...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

şengül karsak
paci
meryemce25
paratoner
ilmekilmek
vaktivisal
takitutkunu
bts
1sessizgemi3
umutmavisi
yaralikalbim
sentsllo
alier40
erdal keleşoğlu
munureertes
melek25
uğur yeşilova
yusufsinanoglu
kizlariminnakislari
lordoftheloneliness
barisan
esradogenci
takihobi
sevilayca
psikolojist
buyulugozler
argira
songulacikgoz
ellerefidanboylumellere
nesil :-)))))))))))))
benimorgulerim
apollo041
elmasekerii
netsozlugu
manyaqkis02
incesaz
efenazorgu
institute
bitmemistango
nuryuzlum17
aydanur42
team26
Yasemin ÖNER TUNCEL
dilarahilal
bebikim
enpopuler
nefesimikes
adore22
pisikoterapi
dergahli
annemintariflerinden
brave83
firari1
genetikvebilim
dogayageridonus
fairyprincess
orteks42
kaprislikalp
emelceorgu
telkirmayasemince
yezdanla
duaderyasi
huzunsabahi
siyasiyasi
telkirmaogren
doymadimsana
yaseminlihobi
nermininhobileri
elbisahin
edawebset
askin11
neselimden

Anliyorsun - Engin Deniz
Created by Crazyprofile.com